Google+ Followers

15 Aralık 2014 Pazartesi

GÜN OLA HARMAN OLA...

         Son zamanlarda mevsimsel olmanın yanı sıra sanırım iş stresinden de tevellüt eden "sırt-boyun-kol" ağrılarım hayatımın tadına tuzuna biber ekeledi. Biliyorum ki vücuda çarpan stres mutlaka kendisini vücudun herhangi bir yerini perişan ederek dışarı atıyor. Ve fakat yine de hayatta değişmeyen şey olan  duvar gibi bir karakterse yaşanılanların önüne, bu duvarı aşıp geçmeye muvaffak olamıyorum. Bu duruma galiba mukadderat deniliyor. Değiştiremediğim bir çok şeyin varlığını kabullenmem de zordur benim. Velhasılı uğraşır dururum kendimle :)) Tabi bir de sürekli değişkenlik gösteren (bu da ikizler burcunun mu tesiridir bilemiyorum) öğrenme merakım var ki bundan bizar değilim. Yoksa hızına yetişemediğim beyin anaforlarımın altında kalakalırdım mazallah. Çıt!! Bir bakmışsın dişliler gitmiş :)). Şimdi neye mi merak saldım, elbette gündeme düşen osmanlıca okumayı öğrenmeye. Daha önceleri de arasıra aklıma gelip gidip durmuştu lakin cumartesi gece Bardakçı'nın "uğraşsanız yirmi günde öğrenirsiniz" demesiyle filim koptu.  Ben eni konu uğraşıyorum bulmaca çözer gibi, hoşuma da gitti ama. Efendim şimdilik parçadaki beş on kelimeyi okuyabilip  parçayı anlayamasam da dedemin okuduğu kitaplardaki o şiveyi okudukça O'nun bize okuduğu kıssalardaki sesini duyar gibi olmak, çocuk halimizle bu dile kıkır kıkır gülüşmelerimizi hatırlamak beni mutlu etti. Gün ola harman ola... 

12 yorum:

  1. Ben dilde sadelik taraftarıyım (aslında genel olarak yaşamda diyelim, ne kadar sade ise o kadar hoşuma gidiyor tasarım, dil, insan, mekan vs.) o nedenle pek osmanlıca öğrenmeye ilgim yok. Fakat şu da bir gerçek ki, Türkçe'nin özellikle günlük dildeki kelime sayısı o kadar daraldı ve fakirleşti ki, bazı tanımlamalar için gerçekten şak diye oturan bir kelime bulamıyorum, özellikle farklı dillerden çeviri yaparken. Bazen insan ister istemez osmanlıca'da (ki aslında bu da farsça, türkçe, arapça karışımı olduğu için genellikle farsça'dan falan gelme) öyle bir kelime oluyor ki, tam bu işte diyorsun.
    Yine de tartışmaları çok garip buluyorum. Daha -de ekini ayıramayan bir grup varken :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ceren Hanımcığım redhouse'un yaptığı bir araştırmaya göre almanca / ingilizce / fransızca altı yüz bin-sekiz yüz bin kelime arasında, rusça/arapça bir milyon-bir buçuk milyon kelimeden oluşan dillerken; türkçe doksan dört bin kelimeden oluşan bir dilse siz neyi nasıl çevirebilirsiniz. Evet karşılığı yok çünkü. Ben dilde veya alfabede bizim ülkemizdeki bağnazlığı anlayamıyorum. Dil ne kadar zengin olursa o kadar anlaşılır ve güzel oluyor. Keşke öğrenebilsek ve kullanabilsek :) Sevgiler...

      Sil
  2. Merhaba ,
    Blog keşif etkinliğinden geldim..
    Sizi takibe aldım, bende bloguma beklerim ..
    http://yagmur-serhats.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Yağmur Hanım Hoşgeldiniz :))

      Sil
  3. Dil ne kadar zenginse o kadar anlaşılır olur..kesinlikle katılıyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dili zenginleştirebilmek bir yana, var olan kelimeler de kayboluyor :(

      Sil
  4. dil ne kadar zenginse anlatım ve anlama o kadar ıyı oluyor sevgili yüz yıllık konak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nihal; kocaman kalp, kocaman öpücük :))

      Sil
  5. Ben bu derin konularda ki engin görüşlerinize katılarak hepinize katılıyorum ama esas önemli konuya değinmemişsiniz " sırt boyun ağrısına nasıl çözüm buldunuz, ağlatacak kadar ağrı veren kuluç ve boyun düzleşmem var , hiç bir şey yapmadan geçmesini bekliyorum , yirmi senedir:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşeciğim canım çok geçmiş olsun. Çok zor ben çok çekiyorum, işte zaman zaman kas gevşetici kremler ve haplarla idare ettim. Bu seferki hepten çekilmez oldu dr. romatizma demek için ilave tetkikler istedi ben de hala yaptırcam. Ama şu bir gerçek ki stres bu kas, kulunç ağrılarının en büyük nedeni. O nedenle hep aradığımız huzur...

      Sil
  6. Sırt ve boyun ağrıların için sana bir tavsiyem olacak. Callanetics Egzersizleri. Bana çok iyi geldi. Yapamam sanıyordum ama hiç yapamadığımda esneme egzersizlerini yapıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim hiç duymamıştım, şimdi bakacağım nasıl yapıldığına. Çok teşekkür ediyorum. Ne kadar bilgili hanımlar var bu blog dünyasında, iyi ki sizleri tanımışım, iyi ki varsınız. Gönül dolusu sevgiler...

      Sil