Google+ Followers

25 Ağustos 2015 Salı

"MIŞ GİBİ YAŞAMAK" OUT, "YENİ BAŞLANGIÇLAR" İN ;)

       "Mış Gibi Yaşamak" yazısı önce gönlümde dolaşıp durdu, sonra yazıyla hem kendime, hem de kamuya arz olup şurda hayat buldu. Ve elbette sizden çok bu yazıyı ben okudum. İşte yazının gücü müdür, olacağın hayat bulacağından mıdır bilemiyorum lakin beni elimden tutup bu günkü noktaya getirip koydu. Bu süreçte hayata dair bazı kararlar aldım ve bu kararlarımı da önce kendime sonra da ilgili ilgisiz herkese dikte ettim. Artık "mış gibi yaşamaya" son verdiğimi ilan ettim. Henüz patronum bunu kabullenmiş görünmese de ben işten ayrılacağımı söyledim. Ve inanır mısınız önce eşim olmak üzere herkes bana destek oldu. Bunu hiç ümit etmiyordum, hiç beklemiyordum. Öyle mutluyum ki anlatamam. Yıllarca ben ne yormuşum öyle kendimi boşu boşuna. Demek ki kendi vesveselerim, kuruntularım beni daha çok yormuş. Şimdi bir geçiş süreci yaşıyorum, izindeyim ve evimdeyim. Kendi ofisimi (mali müşavirlik) açmak için planlar projeler yapıyorum. İş planlarımı hazırlıyorum. İş hayatımı artık kendi istediğim şekilde  yönlendirme  kararımın  paha biçilemez huzurunu yaşıyorum. Belki bu süreçte yaşayabileceğim hiç bir maddi/manevi sıkıntı beni bundan öncekiler kadar asla mutsuz etmeyecek bundan eminim.
 Bugün, dün pazardan aldığım mis kokulu domateslerimi kışlık sos yapıp kaldırdım. Domateslerle uğraşırken de sizinle bir hasbihal edip bu günceyi de tarihe not olarak buraya düşmüş oldum. Eminim ki dualarınızı, iyi dileklerinizi esirgemeyeceksiniz. Huzur ve mutluluk hepimizin olsun. 

5 Ağustos 2015 Çarşamba

'MIŞ GİBİ YAŞAMAK!...

           Son günlerde bu yazının başlığı dilime takıldı. Bu başlığın altında yüreğime değen en flaş kelime galiba "işim". Evet işimde mutluymuşum gibi davranıyorum, evet özgürmüşüm gibi sabah saatlerimi biraz daha uzatıyorum, akşamı öne alıyorum. Epi topu 20-30 dakikayla kendimi özgürmüş gibi hissediyorum. Yaptığım işin hayatımın ne kadar çok zamanını aldığını, bir çok faaliyetime engel olduğunu bile bile bunu geçici bir durummuş gibi düşünüyorum. Zamansızlıktan ertelediğim her şeyi tek tek bir gün telafi edebilirmiş gibi zannediyorum.  Asıl yapmak istediğim kendi işimi hala bir gün yapacak gücüm kalacakmış ümit ediyorum. Bir de dolabımda asılı elbiseler var "mış gibi yaşamak"ta. Zayıflayıp eski haline dönülecekmiş gibi saklananlar, spor salonu için alınmış kıyafetler, deniz için, havuz için, tatil için, toplantılar için..... Sonra bir kalabalık, sadece bir sandalet, bir pantolon, bir de tüllü hırkayla dolaşıp durmalar... Bunlar gibi nice saçma sapan şeyler... Mutsuz muyum? sorusunun cevabı tam ağzımdan çıkarken ağzıma tıkılan "ama sen de çok şükürsüzsün" le irkilip, korkmalar.  Hayır diyorum hayır! .....ben aslında çok şükrederim, gerçekten! Bu başka bişey! O başka bişey ezildi, yok edildi, sessiz çığlıklara döndü yine... Tatil bitti, zaman yine hükmü elimden aldı... Şimdilik!...
NOT:Uzun zamandır yazamadığım için beni merak eden sevgili blogdaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum.