Google+ Followers

19 Temmuz 2016 Salı

15 TEMMUZ 2016 DARBE GECESİ VE KIRMIZI KEK KALIBI

        Kırmızı ortası açık teflon kek kalıbının önünde bir iki döndüm ama almadan mağazadan çıktım. Sonra alışveriş merkezinden ayrılırken eşime bekleyin beni deyip,  yüreğim pır pır ederek hızlı adımlarla mağazaya geri dönüp o kek kalıbını satın aldım.  On yedi yıl sonra sanki mutluluğu satın almış gibi biraz sevinç biraz kaygılı bir ruh haliyle kalıbı mutfağa poşetinden çıkarmadan bıraktım. O gece meğer yine uğursuz ve kara bir geceymiş nerden bilebilirdim. Hayatımın belki de 1999 depreminden sonra en uzun en kara gecesiydi. 1999 depreminde yıkılmış evimin enkazından çıkarılmış bir kaç kap kacağın içinde sıcak, mutlu evlerin kafamda kalan simgesi kek kalıbı yamulmuş halde önüme getirildiğinde çok ağlamıştım. Günlerce sıcak yemeğe hasret kalmış, altına sığınacak bir çadır bile bulamamış benim için o yamuk kek kalıbı sanki bir daha hiç geri gelmeyecek mutfağından güzel kek kokuları gelen mutlu evin, mutlu hayatın artık çok geçmişte kaldığını simgeler gibiydi. Onu yıllar sonra normal bir ev hayatına geçince mutfağımdan bodruma atmışım ne yaptığımı hatırlamıyordum. Oğlum görmüş iki hafta önce babasıyla bodrumu temizlerken ve bana gelip dedi ki getireyim mi anne? Hayır! dedim kesin bir dille, hayır!! İki üç hafta sonra instagramda masmavi 3 mutfakta'nın tereyağlı kekinden yapmak için tekrar edineyim dedim. Nasıl olsa aradan on yedi yıl geçmişti. Mutlu huzurlu yaşayıp gidiyorduk. Diyet yapıyor, spor yapıyor, hangi bedene giriyorum acaba artık diye mağazalarda denemeler yapıyor, yeni ofisin güya meşakkatle büyümesi için çalışıp çabalıyor, yeni mezuniyetler için seviniyor, bağı bahçeyi nasıl yapıp yakıştıracağız diye etrafında dönüyor velhasılı mutlu huzurlu yaşayıp gidiyorduk işte.  Taa ki 15 Temmuz 2016'ya kadar. O gece ülkemin üzerindeki kara bulutlar gözyaşı olarak sağanak oldu. Depremlerden ve babamın kalp krizinden sonra yaşadığım en uzun, en mutsuz geceyi yaşıyordum. Olanlara inanamıyorum, bu bir kabus olsun ben uyanayım ve bitsin dediğimi hatırlıyorum kaç kez. Ve sonra Cumhurbaşkanı sokağa çıkın dediğinde aklım başıma geldi ve bir an bile ölüm korkusu hissetmeden, bugün değilse ne zaman diyerek sokaklara çıktım. Arabayla giremeyince bıraktık. Önünde kısa süre önce yok şu koltuk, yok bu koltuk daha kullanışlı vs. diye yorumlar yaptığımız mobilya mağazasının önünden geçerken eşimle dolu dolu gözlerle birbirimize baktık. Sonra kilometrelerce araç konvoyunun yanı sıra meydana yürüdük hızlı adımlarla. O kalabalık, o vatan sevdalısı on binlerce insan.... İşte dedim Türk Milleti olmak bu... Gurur duydum, herşeyi unuttum. Herkesin duyguları aynıydı, herkes ülkesi için ölüme hazırdı... Allah'ım dedim sana şükürler olsun sonsuz şükürler olsun. Bunca aramızdaki ayrışma var gibiyken bizler söz konusu vatan olunca bir anda tek yumruk olabildik, evet içimizde hainler olsa da bizi yenemeyeceksiniz, Türkiye'yi bölemeyeceksiniz, Türk Milletini tarihten asla silemeyeceksiniz dedim. Hepimiz; sağcısı-solcusu, Türk'ü Kürdü, lazı çerkezi, alevisi sünnisi.... Biz vatan için bütün farklılıklarımızın üzerine çıkabilmeyi bilecek ferasetin sahibiyiz dedik, bunu dünyaya ve içimizdeki hainlere gösterdik. 
       Ertesi günü gidip mutfakta halen poşette duran kek kalıbını getirip, salondaki sehpanın üzerine koydum. Onunla barıştım. Mutsuzlukların da geride kalabileceğini biliyordum artık...


Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.
Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;

Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,
Meğer ki harbe giden son nefer şehid olsun.

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,
Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar
Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsa,

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!

                                       Mehmed Akif Ersoy

         O gece meydanlarda hayatını kaybeden demokrasi şehidlerine Rabbim'den rahmet diliyorum. Allah bu millete bir daha böyle günler yaşatmasın...