Google+ Followers

18 Mart 2015 Çarşamba

HURMA VE AZ YEME ÜZERİNE

             Açlık orucunu ilk önce Mehmet Ali Bulut'dan duymuştum, daha sonra rahmetli Aidin Salih hanımdan ve Münir Arıkan'dan açlık orucunun insan için şifa olduğunu öğrendim. Önceki hafta pazartesi günü de sevgili @delianne 'nin blogunda hurma orucunu okumuştum.   Bu yazıyı aslında bazı yazılarımda olduğu gibi önce kendim için; "ilerde hatırlamak, unutmamak" adına, sonra da ihtiyacı olanlar için yazmaya çalışacağım. Eh böyle olunca da zor bir yazı olacak. Umarım haddimi aşmış, amacımdan sapmış olmam. 
              Geçtiğimiz hafta dört gün, bu hafta da üç gündür günde tek öğün az yemek ve günün  kalan zamanlarında da maksimum 7 hurma yiyerek beslenmeye başladım. Aslında yemek tek öğün de olsa yenmeyecekti lakin henüz onu yapabilmiş değilim, amacım onu da yapabilmek tabi. Öyle güzel yazmıştı ki, Sevgili Mü'mine, yapabileceğime inandım ve yola koyuldum. İlk gün biraz başım ağrıdı ve gözlerim yandı birazcık zorlandım ve o gün akşam yemek yedim. Sonraki geçen haftanın üç gününde ve bu haftaki iki günde de, günde sadece bir öğün az yemek ve şu ana kadar günde en fazla  7 hurma yiyerek devam ediyorum.  Çoğu günler bu sadece 5 hurma olarak kaldı. Bugün bu haftanın üçüncü günü.  Bu kadar kısa zamana  rağmen günde 6 tane kullandığım romatizma hapımı artık kullanmıyorum. Evet aslında bilinçli bırakmadım yemeklerden sonra alıyordum hapı, yemek telaşı kalkınca da önceleri unuttum; hapı almadığım gecelerde ağrıdan uyuyamazken, ağrım olmadan sabahlayınca da bilinçli olarak almadım. Akşam eve gittiğimde bacaklarımda dizlerimden alt kısımda hissettiğim yanma, ağrı, acıdan, sabahları uyanınca ayağımın altında hissettiğim acı ve şişlikten de kurtuldum. Ve evet kilo da veriyorum şu ana kadar üç kilo verdim. İnşallah devam da eder. Cildimde hafif bir berraklık, el ve ayak şişliklerimde azalma başladı. Ruhumda bir sükunet var ve hepsinden önemlisi de az yemenin ne kadar da insanın vücuduna, ruhuna, sağlığına iyi geldiğini yaşayarak gördüm. Aslında ben kendi aslıma dönmeye başladım. Kendimi hatırladım.  Eskiden böyle sofraya kurulup da, iştahla yemek yiyen, sofrada saatler geçiren, mutfağa saatler ayıran insanları görünce hayretler içinde kalırdım. Öyle boş, öyle anlamsız gelirdi ki bana inanın bazen acıyarak bazen de tiksinerek bakardım. Bana göre yemek hayatta kalabilmek için bir ihtiyaçtı sadece. Ve ne zaman yemek benim için zevk oldu, işte o zaman kantarın topuzu kaçtı  ve bir daha ellili kilolarım, onu da geçtim narinliğim, gayet düzgün ve orantılı fiziğim hafızamda ve fotoğraflarımda kaldı. :(( Yani ben aslında fıtratımın dışına çıkarak, kendim edip kendim bulmuş oldum. Doğduğum andan, kilolu olmaya başladığım zamanlara kadar yemek yemeye hiç gönül vermemiş bir insanoğlu olarak vardığım hazin son diyelim geldiğim noktaya. Yemek konusunda son bir noktaya daha temas etmeliyim ki bence çok önemli bir husus bu. Televizyonlarda ve sosyal medyada akıp giden yemek görsellerinin, tariflerin, tabak çanakların, masaların giderek obezleşen toplumumuz üzerindeki etkileri zannımca yadsınamayacak kadar çok. Bunlardan mümkün olduğunca uzak durmak, hem ruh, hem de beden sağlığımız için, sade ve sağlıklı bir hayat için şart. Diliyorum Rabbim nefsimizin azgınlıklarına karşı bize bir güç kuvvet versin ve tüm aşırılıklarımızdan kurtulalım. Zaten ilk niyet buydu. Fakat Allah bir ufuk ve ışık açıp da  fazla ve çeşitli yemek yemenin insana verdiği zararı gösterince hatalarımı da görmek, kendimi bulmaya başlamak kısmet oldu. İnşallah bu arınma ve özüme dönme yolculuğumda istikrar ile yürürüm. Bu arada hurmanın da ne kadar faydalı bir besin olduğunu, içinde insanın ihtiyacı olan tüm vitamin ve mineralleri ihtiva ettiğini öğrenmiş oldum. Hurma diyetinden hemen önce yüzümde çıkan uçuk benzeri iki yaranın  çarçabuk iz bırakmadan iyileşmesini de, ölçüsüz olan menstrüel uzunluğun sonlanmasını da hurmaya bağladım gitti. Ayrıca hurmanın nasıl bir antioksidan, kalp, kanser, kemik erimesi, iç kanama, kansızlık, diabet, şişmanlık vs. gibi bir çok hastalığa doğrudan veya dolaylı olarak şifa olduğunu buradan Hurmanın Faydaları  okuyabilirsiniz. 


( Not: Bir beslenme ve diyet uzmanı veya doktor değilim. Bu yazıya bakarak kullandığınız ilaçları doktorunuza danışmadan kendi kendinize bırakmayınız)

9 yorum:

  1. Evet hurmaya mucize meyve derler, uzun zamanlı etkileri de mutlu eder umarım :) Günde tek öğün beslenmeye karşıyım çünkü kan şekeri çok oynuyor, bu sanırım hurma ile dengelenmeye çalışılıyor bu rejimde. Ben günde 2 öğün yiyen bir insanım, sabah 10 gibi yerim, akşam da 6 gibi, öğlen acıkmam, yıllardır böyle. Açıkcası şekerli beslenmesem (şekeri seviyorum ne yazık ki) 47 kilonun üstüne çıkmam (160 boyum) ama yine de bundan 2 kilo fazla olur olur inerim yıllardır. Yani az yemenin gerçekten kilo kontrolüne spor kadar tabii desteği var. Hurmayı arttırmaya, şekerli şeyleri azaltmaya çalışacağım bakalım ne olacak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa işte bak ben de ellili kilolarımdayken sabah on akşam altıda yerdim. Hatta sabah onda da bir poğaça bir meyve suyu zor bitirebilirdim. Ne kahvaltı, ne öğle yemeği öyle eni konu imkansız içim almazdı. Hay Allah ya bak sen bana ne güzel hatırlattın hay bin yaşa. (Neden hep hatırlamaktan bahsediyorum; çünkü 1999 depremlerini yaşadıktan sonra, depremden önceki yaşadıklarım sanki hafızamın çok arkalarına saklanmış gibi, tıbbi açıklamasını bilmiyorum) Senin Afrikadaki postunda resmini gördüm canım fizik gayet hoş, maşallah! Darısı başımıza ne diyelim ;) Hurmayı şeker yerine ikame ettikten sonraki deneyimini merak ediyorum. Sevgiler...

      Sil
  2. Ben bu deneyimi yaklaşık 5 yıl önce rahmetli Aidin Salih'le tanıştığımda yaşadım. Ben açlıklara direk başladım. Üç gün süren açlıklar... yaklaşık 6 ay yaptım,çok fayda gördüm... 3 yıldır da hamilelik ve emzirme dönemleriyle ara vermiştim. Şimdi ben de yeniden heveslendim. Motive olmak, arkadaşlarla birlikte olmak ,durumu kolaylaştırıyor. Bir de Kemal Özer'in "Şeytan Ye Diyor" kitabı elimde, o da heyecanlandırdı yine.. Okumanı tavsiye ederim, hem de ısrarla...
    Hurma ile yapılan açlık daha kolay görünse de ağzına birşey vurmamaya niyet edince hepsi kolay. Bu konuda ana başlık NİYET, Allah hepimize şifalar versin... Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben hep diyorum bu blog dünyasına çok geç kalmışım diye. Sizlerden ne çok şey öğreniyorum. Çok merak ettim yaşadıklarını keşke yazsan bizim için. Niyet olayına kesinlikle katılıyorum ama benim en büyük sorunum istikrar. Şimdilik iyi gidiyor, dün biraz su koyverdim ama bugün yine toparladım şükür. Kendimi daha zinde hissediyorum bin şükür. Hadi sen de yoldaş ol bize. Sevgi bizden...

      Sil
  3. NE guzel iradeli birisiniz demek maasallah. ben yemekten cok aburcubura dayanamam :( ama aklima dustu ins emzirme donemim bitince denemeliyim ben de

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah canımmm ordan iradeli gibi görünüyorum demek ki :(( Ah nerde... İnşallah öyle olurum. İnşallah nefis, vücut, irade dengesini bir gün tuttururum. Siz gayet zariftiniz fotoğraflarınızda, kilo sorununuz yok ki maşallah 41,5 kere...

      Sil
  4. Iste benimle ayni dusunen biri:) yazinizi zevkle mutlulukla okudum... ibni sina ve osmanli hekimlerinin ısrarli sifa tavsiyesidir.az yemek. Ibni sina der ki" hastaliklardan kurtulmanin tek sifasi az yemek ve acliktir" belki az yiyen bir toplum olsak bu kadar hastaligi vucut kendi kendine yenecekti belkide.... ben de acliga cok inanirim. Yemek yiyince midem yoruluyor diye uzulmeye basladim bile... herseyden yemeli ama gayet az yemeli....insallah es ve cocuklarimiza da aşılariz bu guzelligi..

    YanıtlaSil
  5. Yaziniz enfesss....harika analizler.. ve Hipokrattan ibni sinaya...peygamberlerden modern tibba kadar... acligin gercek tedavi oldugu kabul ediliyor. Paragoz cahil dr lar disinda tabi:)
    Aclikla vucudun kendini temizlemeye gectigini dusunmek muhtesem.. ustelik ac kalindigi zaman manevi hayat daha net hissediliyor. Allahi hatirliyor insan..
    Aclik bicaksiz ameliyattir..sozü cok dogru..
    Gereksiz ilac ve ameliyatlardan bizi koruyan tek sey..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, güzel yorumunuz ve tecrübe paylaşımınız için. Selam ve dua ile...

      Sil